kur'an kursu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kur'an kursu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2013 Pazar

kur'an kursu / ekşi


dua ezberlemek gibi gerekli* bir işin yapılabildiği yerlerden bir tanesi. ortaokul din derslerinden farklı olarak dualar orijinal yazıları ile öğretildiği için daha doğru okunur. ortaokul derslerinden bir farkı da eğitimcilerin genellikle eğitim konusunda eğitilmemiş olmalarından dolayı öğrenme işinin daha zor olabilmesidir.

* duaları ezberlemeden okuyabilmek biraz zor bir iştir haliyle. eğer dua okuyanlar denyo diyorsanız, cevap hakkımı kullanarak aynen iade etmek isterim bu değerlendirmenizi.
(sirkencubin, 10.02.2004 11:11)

eleştirilirken yapıcı olmaya çalışılmayan yerlerden biri. duaların anlamını bilmek elbette ki önemlidir, iyidir, güzeldir. verilmiyorsa, bu kur'an kurslarının eksik bir tarafıdır. ancak duanın ne dediğini bilmeden okumanin hiç bir anlamı olmadığı da sadece kişisel bir düşüncedir. akı karayı ayırmadan insanlara hakaret edebilmek için yeterli sebep değildir.
(sirkencubin, 10.02.2004 12:05)

ifadeler netleştirildikçe itham ve bühtana maruz kalma ihtimali azalacak yerlerdir. netekim "dua ezberlemek gibi denyo ötesi bir oluşumun dayatıldığı" yerler ibaresi ile "'dua okuyanlar' ile 'duaların anlamını bilmeden, ezberleyip okuyanlar' arasında pek nüans sayılamayacak bir fark" olduğu ifadesi arasında da ciddi bir fark vardır. ilkinde herhangi bir ayırım gözetilmeksizin dua ezberlemek fiilini işleyenler zikredilmektedir. hedeflenen, dua okuyan herkes olmayabilir, ama bu nokta belirtilmezse başka türlü anlaşılır, müneccim değiliz neticede. akla karayı ayırma işi tepki çekmeden önce yapılmış olsaydı, zaten mesele olmayacaktı, zira her türlü kişisel fikri kaale alıp cevap yetiştirmek mecburiyeti hissetmemekteyiz. madem hakaret etmiyorsunuz, en azından etmediğinizi düşünüyorsunuz, konuyu kapanmış saymak yanlış olmayacaktır.

bu arada, bu ülkede kafası çalışmayan herkes birilerini taşlasaydı, ne o cenahtan ne bu cenahtan salça olmamış kimse kalırdı. ayrıca cami avlusunda taşlanan birini işitmedim hiç, ama "özgür" düşünceleri yüzünden taşlanmaktan korktuklarını ifade edenlerin, bir yandan da her türlü kitle iletişim aracını kullanarak onlardan farklı şeylere "inananları" sözle, yazıyla, çizgiyle ve benzeri yollarla "taşlamaya" devam ettiklerini de hep beraber görüyoruz. neyse ki ülkedeki herkes sadece karşısındakilerin hatalarını görenlerden ibaret değil. dua kitaplarını ya da doktrin kitaplarını anlamadan ezberleyenlerin dışında da bir takım insanlar yaşıyor, şükür. belki de hâlâ batamayışımız bundandır.
(sirkencubin, 10.02.2004 13:41)


yandan cevap diye bir şeyden bahsetmişlerdi bize, tam aynı değil belki, ama yandan tartışma diye bir şey bulunduğunu farz edebiliriz. saded sahasına tam girmeden etrafında raks etmek, arada adım atıp geri çekilmek, kıza söyleyip geline dokundurmak, bir konudan bahseder gibi yapıp başka şeylerden dem vurmak tarzında cereyan eden bu tür tartışmaların bir numunesi de kur'an kursları. yahut belki de asla karşı hıncını kafi miktarda dökemeyince, tek tek fer'leri dile dolamak denebilir buna. pek çok numunesi var. şu internet denen naneyle tanıştığımdan beri eksik olmadı. ondan evvel benden ıraktınız, ne mes'udmuşum meğer... bir gün "ahahah oruç tutuyonuz, hasta olcanız, manyak mısınız"; başka bir gün başörtüsü, çarşaf, nevresim, peştemal; sonra "uzayda nereye dönceniz eki eki"; daha sonra kurban bayramı, kur'an kursu... ne bitmez tükenmez derdiniz varmış... 

siz dogma diyorsunuz, biz nass diyoruz, akide diyoruz, itikat diyoruz; evet efendim, inanıyoruz, sorgulamıyoruz, teslim oluyoruz. çocuklarımızı da böyle yetiştiriyoruz, tıpkı sizin çocuklarınızın beynine kendi safsatalarınızı tıkıştırdığınız gibi, tıpkı sosyalleşme sürecinin yaşandığı heryerde, bütün diğer insanların yaptığı gibi... gücünüze gidiyorsa, bu sizin probleminiz. allah ıslah etsin... 

"azgınlık her daim" mi diyorsunuz? `mûtû bi-gayzıküm`

(sirkencubin, 02.10.2007 09:11)

30 Ekim 2011 Pazar

kuran kurslarına sınırlamanın kaldırılması / ekşi

"peki nerede kur'an öğrenecek bu çocuklar?" sualini cevaplamayı düşünme lüzumu hissetmeyenlerin sindiremedikleri bir hadisedir. hayırlı olur inşaallah. bir de kur'an kurslarına sinirlenmenin kaldırılması hadisesi vuku bulsa da hayat bayram olsa der deli gönül. delidir, aldırmayın siz yine de, bildiğinizi okuyun ve yazın.
(sirkencubin, 04.12.2003 13:02)


refleks tepkilerin ortaya dökülmesine sebep olmuş bir gelişme. nedense birileri din ile ilgili bir şey yapacak olsa, başka birileri de koro halinde itiraz şarkıları söylemeye başlar bu ülkede. türkiye'nin başka sorunları varmış. kur'an kursu yerine seramik kursu açılacak olsaydı da aynı tavır sergilenir miydi acaba? kur'an öğretiminden bombalara, pompalı tüfeklere intikal edebilen düşünce silsilesine hayranım. kur'an kurslarına gidenlerin yüzde biri terörist olsaydı, türkiye terörist yetiştirme konusunda dünya rekoru kırardı. "efendim, şöyle şöyle olabilir, biz güvenmiyoruz" şeklindeki peşin hükümlü yaklaşım başka sahalara da yansıtılsaydı, her şeyin yasak olması lazımdı. mesela motorlu araç kullanmak anayasa ile tanımlanan bir suç olmalıydı, bir de trafik terörü var ama, değil mi efendim? neden bu dinin nasıl öğrenileceği, nasıl öğretileceği konusu, bu eğitimle ilgili olmayan kişileri bu kadar ilgilendirir, neden kur'an denince birilerinin tüyleri diken diken olur, anlamak mümkün değil. kur'an öğrenmesin mi çocuklar?
(sirkencubin, 04.12.2003 13:29)


ne derece yapıcı yaklaşılırsa, o kadar olumlu sonuç verecek gelişmedir. verilecek eğitimin niteliği konusunda endişeleriniz mi var? eğitimin düzenlenmesi ve denetlenmesi konusunda öneri getirin, tartışılsın. istemezük yaklaşımından kaçınmak ve olayı abartmamak çatışmaya çanak tutmamak açısından elzemdir.

edit: pşşşşt, "çok kötü"cüler, bu başlık altında bir iki yazım daha var, onları unutmuşsunuz, ne diyim ben size?
(sirkencubin, 04.12.2003 15:07 ~ 22:54)


tartışmanın konusu netleştikçe tozun dumanın az da olsa yatışması beklenen hadisedir. "kur'an kurslarina sinirlamanin kaldirilmasi" ile "kur-an kurslarinin gerekliligi olgusu" arasındaki fark elbette önemlidir. konunun ekseninden kaydığı da ortadadır. sınırlamanın kaldırılması, kur'an kurslarının gerekliliği noktasında itirazı olan kişilerin bunu dillendirmesine vesile olmuş, sınırlamanın kaldırılmasına itiraz eder görüntüsü ile doğrudan kursların varlığına karşı taarruza geçilmiş ve elbette tepki çekilmiştir. kur'an kurslarının mevcut durumu ihtiyacı karşılamak hususunda yetersiz ise elbette sınırlama kaldırılmalıdır. bu arada bu konuda sınırlamanın olması düşüncesi de abestir. nedir sınırlanan? konunun sınırlamadan ziyade düzenleme şeklinde değerlendirilmesi, daha doğru bir bakış açısı olacaktır. ihtiyacın karşılanmasının yeterli hale getirilmesi hususunda düşünülen tedbirler ayrıca tartışılabilir elbette. amaca uygun olmayan, mahzur doğurması ihtimali olabilecek maddeler varsa elden geçirilmelidir. mesele kur'an öğretimine, din öğretimine kafa-göz dalmak değil de, bunun yolunun uygunluğunu değerlendirmek ise, baş-göz üstünedir. bu bağlamda ortaya atılan sualleri cevaplandırmak da tasarıyı hazırlayanlara düşer. cevaplayamıyorlarsa oturup tekrar hazırlamalıdırlar.

"kimsenin kur'an kursuna karşı olduğunu zannetmemek" ancak bakış açısı sahibini bağlayacak bir hüsn-i niyettir, o sizin güzelliğinizdir, ama maalesef biz sizinle aynı kanaatte değiliz.
(bkz: adam gibi eleştir canımı ye)
(sirkencubin, 04.12.2003 23:24)